Moral Bozukluğu ve 31 : Korsana Evet Diyen film
27/02/2010'da Me Fallit tarafından eklendi.
Aslında filmin hikayesi biraz garip. Ali Yorgancıoğlu Cihangir’deki evinin önünde bir sahnenin 14 saatte çekildiğini görüyor ve Uluç Ali Kılıç ile birlikte işe koyuluyor. Sadece bir günde çekilen film üstelik !f İstanbul’da baya da rağbet görüyor. Üstelik bizzat yapımcıları tarafından korsanlara dağıtılmış ve internettenden izlenebiliyor.
“Bazen sevişmek acil bir mecburiyet olabilir.” diyen Dirty Cheap Creative tarafından 1 günde çekilen uzun metraj komedi filmi…
Konusu:
Moral Bozukluğu ve 31, gerçek anlamda şeyinin derdine düşmüş iki gencin öyküsü. İkisi de 25 yaşına gelmiş, ancak henüz bir kadınla beraber olmamış olan Ege ve Kerem bol bol mastürbasyon yaparak mutlu bir hayat yaşamaktadırlar. Ama bir gün, Eros çıkagelir ve iki genç adama, bir hafta içinde bir kadınla beraber olamazlarsa penislerini keseceğini söyler. Ege ve Kerem, acilen sevişebilmek için amansız bir mücadele içerisine girerler. Film, her şeyden önce doğallıyla öne çıkıyor; iddia üzerine sadece bir günde yapılan çekimler için oyunculara her sahnenin genel hissi tarif edilmiş ancak diyalogların doğaçlama gelişmesine izin verilmiş. İlk defa bir filmde oynayan başrollerdeki Ozan Özcan ve Deniz Alnıtemiz ise komik, naif ve çoğu zaman zavallı halleriyle, hafızalardan silinmeyecek yerli ‘Flight of the Conchords’ kıvamındalar bir nevi.
Yapım: 2009 – Türkiye
Süre: 93 Dakika
Türkçe / İngilizce altyazılı
Filmi http://moralbozukluguve31.com/ adlı adresten indirebilirsiniz.
Ali Yorgancıoğlu ile film hakkında söyleşi:
Bu filmi neden yaptınız? Utanmıyor musunuz?
Cihangir’de evimin olduğu yokuşta bir uzun metraj film çekiliyordu. 14 saat boyunca tek bir planı tekrar tekrar çektiler. Kaç tekrar aldılar bilmiyorum. Hatırladığım ara ara duyduğum “Işııık, kameraaa, motooor, keees” filan gibi bağırışlar ve “Taksi, çantam!” repliği. Zaten sahnedeki tek replik de buydu sanırım. Eminim nefis bir film de oldu ama ben orada harcanan zaman ve emeğe çok acıdım o akşam. Yağmur makinaları, ışıklar, ışıkçılar, set çalışanları, sesçiler, kamera ekibi, prodüksiyon elemanları filan herhalde 40-50 kişi 14 saat boyunca tek bir planı çekebilmek için çalıştı(!).Pazartesi sabahı ofiste Uluç Ali Kılıç’a hadiseyi anlattım. Uluç ulan biz o kadar zamanda uzun metraj filmi çeker bitirirdik gibi bir şey söyledi. Aslında bu iş onun bunu söylemiş bulunmasıyla başladı. Bir günde uzun metraj film çekilir mi sorusunun yanıtını arayan bir denemeydi bu film baştan sona. 1 aylık hazırlık sürecinden sonra gerçekten 1 günde çektik. Hatta film boyunca yaşanan terslikler ve aceleden kaynaklanan özensizlik bence filme lezzet katıyor. Bu benim zevksizliğim de olabilir.
Bir gün, yani tam 24 saat mi sürdü çekimler?
Sabah 7.30’da toplandık, 8.30’da çekime başladık. Zaten ekip olarak son birkaç gündür aynı evde sabahlıyorduk, toplanmamız zor olmadı. Gece 1.35’te paydos dedik. 18 saat sürmüş yani. Yorulduk tabi ama aşırı da eğlendik. Dakika dakika çekim planımız vardı. Şu plan 3 dakikada çekilir, bu plan 20 dakika sürer, şurdan şuraya 15 dakikada gideriz, yolda da araba sahnesini çekeriz detayında günü planlamıştık. Ali Ekber 1.35’te paydos dediğimizde board’a bakmış. Son planın çekiminin bitiş saati 1.35 yazıyormuş. Yuh demiş içinden.
Konu nedir? Filmin ismiyle bir alakası var mı?
1 hafta içinde bir kadınla sevişemezse pipileri Eros tarafından kesilecek olan 2 tipin o hafta süresince başlarından geçen olaylar anlatılıyor. Tam anlamıyla şeyinin derdine düşmüş 2 genç yani filmin konusu. Moral Bozukluğu ve 31 isminin çıkışı enteresan. Ozan’la planların duygu ve olaylarını yazıyorduk sıradan. İkinci günün sonunu yazarken “Moral Bozukluğu ve 31” yazdık durum onu gerektirdiği için. Herkes sevdi, öyle kaldı.
Senaryoyu siz mi yazdınız?
Ozan Özcan’la ikimiz yazdık aslında ama yazdığımız şeye senaryo denemez. Sinopsis üzerinden doğaçlama diyaloglarla çektik filmi. Diğer ana karakter Deniz Alnıtemiz de tiksinerek yardım etti bir noktadan sonra. Uluç bir şeyler ekledi. Gönenç, Kaan herkes bir şeyler kattı. Özetle biz bir akış yazdık ve tüm dialogları çok güvendiğimiz oyunculara bıraktık. Filmin oyuncuları aslında filmin yazarları. Brief verdik, serbest bıraktık herkesi. Ortak bir yaratıcılık var filmde. Birbirini kontrol etmeye çalışan insanların aylarca uğraşıp yapamadığını ortak bir hedef çevresinde beraberce güle oynaya çalışan insanlar bir günde yapabilir lan gibi fırlama bir düşünce vardı kafamızın arkasında. Bunun gerçekleştiğini görmek bu projeden duyduğum en büyük tatmindi. Bir de Deniz Alnıtemiz’in bardağa kustuğu sahneden çok büyük keyif aldım.
Filmde kaç kişi çalıştı?
Dirty Cheap Creative’de herkes birden fazla görevi üstlenmiş durumda. Cast direktörü makyaj, stylist oyunculuk, yönetmen dekor, editör ışıkçılık, sanat yönetmeni yemek, prodüktör kameramanlık yapıyor yeri geldiğinde. Hepimiz kameradan, ışıktan, montajdan anlıyoruz. Set işçiliği ruhumuzda var zaten. Bu nedenle yaptığımız işlerde ekibi minimum tutabiliyoruz. Çekirdek ekip 10 kişiydi. Oyuncular, figüranlar ve eş dost ile 50 kişiye kadar çıktığımız zamanlar da oldu.
Filmin toplam maliyeti ne kadar diye sorabilir miyim?
Hemen hemen her prodüksiyon kalemi Dirty Cheap Creative imkanları ve sevenlerin katkısıyla gerçekleşti. Post prodüksiyonu da biz yapıyoruz. Bütçedeki en büyük maddi kalem gece planlarını çektiğimiz Kiki’de deli gibi içilen içkilerin faturası. Teşekkür ederiz bu arada Burcu’ya çekime izin verdiği için. Başka bir kalem de yönetmenlerden biri Gönenç Uyanık’ı son dakikada Ankara’dan getirmek için alınan uçak biletiydi. İyi ki gelmiş, o gelmese zor bitirirdik filmi.
Yönetmenler mi var? Yönetmen siz değil misiniz?
Uluç Ali kılıç, Gönenç Uyanık, Onur Yayla ve ben dördümüz çektik. Yani kameralar bizim elimizdeydi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse bu filmin yönetmeni yok. Hep beraber yaptık ve dahil olan herkes kendinden bir şey kattı. Oyuncular Seçil Akmirza ve Reyhan Özdilek arasında bir konuşma duydum bir noktada bütün olayı özetleyen. Biri diğerine benim karakterim böyle bir şey yapmaz ya diyor, öteki de tamam o zaman buradan sonra bir partiye gidiyor olalım onu bahane eder kaçarız bu plandan diyordu. Oyuncuların o anda senaryoyu yazdığı bir durumda yönetmen kimi nasıl yönetsin.
Ünlü isimler var mı?
Erim Özşen oynadı, Kaan Sezgin dış ses, Ege Kayacan’ın sesi var, Candaş Baş hem dans stüdyosunda çekime izin verdi hem de galeyana gelip oynadı. Ozan Özcan bizim gözümüde meşhur zaten bir süredir. Birçok oyuncu ve figüranı da Dirty Cheap Casting’den çağırdık. Böyle bir şeye cesaret edebilecek ünlü ve rahat tipler olarak Teoman ve Janset’i istedik 2 küçük rol için ama ünlü olduklarından değil cuk oturdukları için oynamalarını istiyorduk. Teoman şehir dışındaydı, Janset korktu. Haklı tabi. Akıllı bir insanın yapacağı bir şey değil sonuçta bizim bu yaptığımız. Varolan düzen içerisinde kaybedecek bir şeyi olmayan tipleriz biz hepimiz.

